Kendine ket vurma, hayatı yaşa!..

Kariyer, Satış ve Pazarlama - MLM, Sunum Teknikleri, YÜKSEK Motivasyon 1 Yorum »

kendine ket vurma, hayatı yaşa, yapamamayı, çabalamayı ve yapabilir olmayı yaşa, denememişsen yaşamamışsındır, yaşamamışsan yapamamış olman normaldirDenememişsen yaşamamışsındır, yaşamadıysan yapamamışlığın normaldir.

Deneyeceksin, o korktuğun şeyleri yaşayacaksın, yaşayacaksın ve yapabilir olacaksın. Odaklanman gereken düşünce yapamayacağın yada yapamadığını yaşamak istemeyişin değil. Yapabilmeye odaklanacaksın sadece. Yapabilir halini düşüneceksin ve o hale ulaşmak için önünde ne engel var ise üzerinden geçeceksin. Takılıp kalmayı yada korkup, yorulup, sıkılıp geri dönmeyi bırak. Sadece ilerlemene bak. Defalarca denediğinde, yapamayışı da, yapamamışlığı da, yapabilir olmayı da yaşamış olacaksın.

Bazı insanlar diyorlar ki ben sunum yapacağımda kan basıncım artıyor, nabzım yükseliyor, vücudum ısınıyor, terliyorum vesaire… Emin olun yıllardır defalarca bu işi yapmış olmasına rağmen çok usta konuşmacılarda bile bu halen oluyordur. Bunu bir uyandırma alarmı gibi düşünün. Bu durumu yaşamadan, defalarca yaşamadan, bunu yaşamaya alışmadan ve atlatmadan o işi yapabilir olamıyorsunuz. Zaten bir süre sonra bağımlılık yapar, uyuşturucu gibi bir şey bu J Bugün önünüzde engel sandığınız şey zamanla başarımız için yardımcı oluyor.

Öyle ise korkularını yaşa ki cesaret kazanasın. Hele ki bu korktuğun şeylerin kimseyi öldürmediğini biliyorsan, sonunu biliyorsan yaşa. James Bond filmleri gibi. Sonunu bildiğini varsay :) filmin tadını çıkar. Ne var sanki başrol oynasan. Hep seyirci mi kalacaksın hayata. Hep izleyici tribününde mi oturacaksın. İnmelisin sahalara. Aksi takdirde kazanman mümkün değil. Hayatta oyuncu olmalısın oyunu kaybetme pahasına da olsa. Ucunda kaybetmek bile olsa oynamalısın ki kazanmalısın…

Ve bilmelisin ki oyundaki oyuncunun büyüklüğünden daha önemli olan, oyuncunun içindeki oyunun büyüklüğüdür

Not: diğer yazılardan farklı olarak yalnızca bilgi paylaşımı değil heyecan paylaşımı niteliği de taşıdığı için basit ve emir cümleleri içeren bir dil kullanılmıştır. Kendime ve paylaştığım insanlara ilham ve coşku vermesini amaçladığım için dildeki samimiyeti okuyucuların yüksek anlayışına sunarım, sürçülisan etmiş olmayalım…
Toplam Okunma: 1056 | Bugunku Okunma: 0 | En Son Okunma: 20.06.2010-11:53

Gülümseyin… Çekiyorum…

Liderlik Yöneticilik, Proje Yönetimi, Sunum Teknikleri, İŞ'te Hayat Yorum yok »

gülümseyin çekiyorum, projelerin fotoğraflarını çekmek, anın fotoğrafını çekmek, raporlamakBir durumun fotoğrafını çekmek gerektiğinde sadece gülümsemekle de kalmaz allayıp pullayıp durumu olduğundan çok farklı sunma çabası içine girdiğimiz olur mu? Olmaz mı!..

Bir eğitim esnasında değerlendirmekteydik, “Raporlama projelerin fotoğrafını çekmektir” şeklinde bir ifade geçmişti. Bende “gülümseyin çekiyorum” demiştim ve notlarıma bunu yazarız diye kaydetmiştim.

Durum şu ki, konu raporlama olduğu zaman iyimserlikten öteye gidip durumu çarpıtmak konusunda yeterince örnek görebiliriz etrafımıza bakınca. Yani göstergeleri evirip çevirip kırmızıdan yeşile çekeriz, bir şekilde ve bu fotoğraf gerçeğin tam da kendisini yansıtıyormuş gibi davranırız. Bir anlamda bilgiyi cilalarken doğruluğunu zedelemiş oluruz.  Zaten bunu yapmıyor olsaydık, çok büyük bütçeler harcanmasına rağmen sonucuna ulaşılamadan çöpe atılan projelerle dolu olmazdı dünya…

Gülümsemek sorun değil de, doğal ve gerçek olan an ın, az biraz bozuluyor olması resimdekinin gerçekliğini azaltıyor. Projelerde raporlamanın bir maksadı da eğer gerçekten bir risk var ise buna dair önlem, problem var ise çözüm üretmek konusunda ilgilileri bilgilendirmektir. Çözüme davet etmektir. Muhakkak ki yaklaşım tamamen soruna odaklanmak, sorunu irdeleyip bunalım atmosferi oluşturmak, paydaşları bir çaresizlik hissiyatına sokmak olmamalı. Bununla birlikte kazanım odaklı, çözüm odaklı olmanın yanında gerçeği olabildiğince makul ve uygun şekilde resmedebilmek olmalıdır.

Çünkü projelerin fotoğrafları hatıra amaçlı çekilmez :) yani raporlardaki göstergeler her zaman iyi olacak diye bir beklenti içinde olmak proje yönetimi anlayışına terstir.

Tıpkı milyonlarca yıl öncesinde(!) ordularda denetlemeler döneminde, hemen her şeyi olduğundan çok daha iyiymiş gibi gösterip, denetlemeyi atlatınca bambaşka bir işleyiş ile devam edilmesi gibi. Bu tür denetlemelerin bazılarında askerleri, denetleme anında görünmeyecek yerlere götürdükleri oluyormuş, gerçeği yansıtan görüntü oluşturur diye midir artık bilinmez. Birde denetlemeyi yapan yöneticiler kendileri de aynı durumları zamanında yapmış kişiler olduğu biline, biline üstelik :) kim kimi kandırıyorsa artık. Şükür ki bu durumlar söylediğimiz gibi milyonlarca yıl öncesinde kalmıştır…

Belki raporlama, denetleme gibi durumlara karşı algılarımızla ilgili sorun vardır, bu ayrı bir yazının konusu olabilir.

Şimdi ben diyorum ki projenin fotoğrafını çeken ve gösteren proje yöneticisinin gerçeği olduğu gibi gösterebilecek ve arkasında durabilecek cesareti olmalıdır. Tabi işini hakkıyla yapıyor ve işini hakkıyla yapan bir ekiple çalışıyorsa. Fotoğrafı inceleyen, kendisine raporlama yapılan üst düzey yöneticilerinde gerçeği olduğu gibi görmeye tahammülü ve yapılacak bir şeyler varsa da yapmaya niyeti olmalıdır.

Yoksa diğer türlü, gülümseyin diyerek çekilen proje fotoğraflarını, bütün göstergelerin bir şekilde durumu harika gösterir hale getirildiği raporları gördükçe, gerçekten gülümsüyorum :)

Toplam Okunma: 924 | Bugunku Okunma: 0 | En Son Okunma: 20.06.2010-11:53

Kötü Sunum hakkında güzel bir sunum

Sunum Teknikleri Yorum yok »

Don McMillan etkileyici anlatımıyla bazı müşterek sunum hatalarına dikkat çekiyor


Hatırlamak gerekirse;
Kötü Sunum Yapmanın Yöntemleri

Sunumunuz Sönümünüz olsun isterseniz…

Etkili Sunum için Heyecan gerek

Etkili Sunum için heyecana destek

Etkili Sunum için yöntemler

Küresel Mali Kriz böyle anlatılır

Keyif veren sunum

Toplam Okunma: 2637 | Bugunku Okunma: 0 | En Son Okunma: 20.06.2010-08:34

Etkili Sunum için yöntemler

Eğitim, Satış ve Pazarlama - MLM, Sunum Teknikleri, YÜKSEK Motivasyon 1 Yorum »

Etkili sunum için Heyecan ve heyecanı kendi yararımıza kullanabilmemize destek olacak yöntemlerden sonra, artık Etkili Sunum Yöntemlerinden bahsedebiliriz.

Sunum öncesinde elbette hazırlık gerekir. Sunumu hazırlamak ve sunuma hazırlanmak şeklinde. Eğer kullanacaksak bir görsel sunum, bir metin, bir dosya, her ne ise sunuma destek olacak araç, onun hazırlanması gerekir.

İçerik Hazırlama:

  • NE sunacağım, Neden sunacağım, Nasıl sunacağım sorularının yanıtı öncelikle bizim zihnimizde oluşmuş olmalı ve ardından sunuma bu doğrultuda şekil verilmelidir. Ve AMACI ile birlikte sunumun birde o amaca yanıt veren ve ulaşılması hedeflenen SONUCU olmalıdır.
  • Bir metin hazırlayıp onu okumak etkili bir sunum olmadığı gibi, aktarılacak olan mesajın bir metin formatında görsel sunuya aktarılması da uygunsuzdur. Görsel sunu sadece sunum yapan kişiye hatırlatma ve izleme amaçlı ve izleyiciye takip etme ve kavrama konusunda yardımcı bir malzemedir.
  • Görsel sunumdaki renk uyumu, büyük küçük harf düzeni, yazı büyüklükleri, Font uyumu, aşırıya kaçmayan görsel semboller, gereksiz animasyonlardan kaçınma, bir sayfadaki sade ve anlaşılırlık gibi konulara dikkat etmeliyiz.
  • Konunun bir kuşbakışı taslağı olmalıdır ki, hem anlatan, hem dinleyen daha rahat takip edebilsin ve resmin bütünü kavranabilsin.
  • Bilinenden bilinmeyene doğru ilerleyen ve teknik detaylara boğmayan sade bir bilgi aktarımı.
  • Sunum hazırlarken ne kadar süreceği göz önünde bulundurulmalıdır.

Sunum öncesi Kontrol;

  • Süre ve sunum biçimi açısından öncesinde çalışmak gerekir.
  • Ortam ve cihazlar yönünden son dakika sürprizlerine fırsat bırakmamak için öncesinde kontroller yapılmalıdır.
  • Dinleyici kitlesi ile ilgili bilgi sahibi olunmalı gerekli hazırlık yapılmalıdır.
  • Sunum öncesi, sunumu zihnimizde ve gerçekte en azından ana hatları ile prova etmemiz gerekmektedir, nerede neye değineceğimiz, konuların birbiri ile bağlantıları, örnekler vesaire.

Sunum Esnasında:

  • Hazırlıklı ve heyecanlı olduğumuz için canlı ve samimi bir giriş,
  • Kendimizi tanıtma, ortama göre gerekiyorsa insanları tanıma yada basit birkaç soru ile katılım sağlanması,
  • Mümkün ise konuya uygun bir hikaye,
  • Ne anlatacağını anlat, Anlat, Ne anlattığını anlat’ yaklaşımı,
  • Konu hakkında özet bilgi ve taslak giriş yaparak genel bilgilendirme yapma ve merak uyandırma,
  • Konunun sunulması, Basit, anlaşılır ve enerjik bir anlatım,
  • Basit yada onaylayıcı sorular ile katılım sağlama,
  • Soruları anlaşılır bir şekilde kısaca cevaplamak, sunumu çok uzatabilecek olanları sunum bitimine ertelemek,
  • Güçlü, emin, dışadönük ve uyumlu bir duruş ve sunumun gerektirdiği ölçüde hareket halinde olmak(sürekli sabit durmaktan yada hiç yerinde durmamaktan kaçınmak)
  • Gülümsemek, mizahi durumları değerlendirerek dikkati canlı tutmak,
  • Mümkün olduğunca bir kürsü bir masa arkasında durmamak, dinleyicilerle göz teması kurmak,
  • Ellerimiz cebimize girebilir, çıkabilir ancak kontrolsüzce elimizin cepte durmasından yada cebimizde bir şeylerle oynamaktan kaçınmalıyız,
  • Zamanlama kontrolü. En güzel sunum olabildiğince kısa sunumdur. Katılımcıların genelinin soru ve katılımı dahilinde uzatılabilir, ancak hedef, yetecek kadar ve dikkatin açık kalabildiği oranda zaman kullanılmasıdır.
  • Dinleyicileri gözlemlemek, anlaşılırlığı kontrol etmek,
  • Dinleyici gruba uygun bir hitabet tarzı kullanmak,
  • Akıcı ve takip edilebilir bir anlatımı, vurgulama, mimikler ve el kol hareketleri ile desteklemek,
  • Canlı ve güncel örnekler vermek,
  • Görsel sunum araçları(Powerpoint sunu) etkili kullanmak ve eşzamanlı anlatım sağlamak
  • Özetlemek, önemli noktaları hatırlatmak, akılda kalanı sormak ve girişle bağlantı yaparak bitirmek

Bütün bunlarla birlikte, baştan beri söylediğimiz gibi heyecanın normal olduğunu, hiç yok olmaması gerektiğini, sadece belirtilen bilgi ve beceriler sayesinde kontrolümüz ve hizmetimiz altına alınmasının gerektiğini sürekli aklımızda tutmamız gerekiyor. Yıllardır çeşitli amaçlarla ve çeşitli ortamlarda sunum yapan, topluluğa hitap eden insanların hala yeni bir sunum öncesinde ve sunumun başlarında heyecanlandığı ve sunumun sonuna kadar bu heyecan sayesinde muhteşem bir sunum gerçekleştirdiğini bilmek gerekir.

Sunumlarınızda YÜKSEK Heyecan ve Keyif, sonuçlarında YÜKSEK Etki ve Kazanç olması dileklerimle.

Toplam Okunma: 4743 | Bugunku Okunma: 0 | En Son Okunma: 20.06.2010-11:32



Sayfa 1 / 3123
WP Theme & Icons by N.Design Studio
Entries RSS Comments RSS Giriş