Siz, Başarınızı Neye Borçlusunuz!…
Eğitim, Kariyer, Liderlik Yöneticilik, YÜKSEK Motivasyon, İŞ'te Hayat Yorum yapBelirli bir alanda başarıya ulaşmış sayılan insanlara sorduklarında “başarınızı neye borçlusunuz?” diye genellikle bir transa geçmiş edasıyla benzer yanıtları verir hemen herkes.
“çok çalışmaya, daha çok çalışmaya ve hatta çok daha çok çalışmaya…”
Peki kimse demez mi ki; gerçekten çok çalışmasına ve hatta uzun süredir çok çalışmasına rağmen başarmak istediği sonuçlara ulaşamamış bu kadar çok insan varken bu işin sırrı gerçekten bu kadar yavan mıdır diye! Elbette bunu düşünür insanlar ancak “çok çalışmalısın” telkininin mukaddesliğinin tesiriyle sanırım başka yanıt aranmaz.
Çalışmak gerektiğini reddetmeden, başarı kavramının göreceli, değişken ve aslında pekte ölçülemeyen bir şey olduğunu da kabul ederek çok farklı bir bakışa değinmek isterim.
Muhakkak insanların başarmalarında birçok etken vardır ve kendilerini bir şekilde amaçları doğrultusunda düşünce, duygu ve davranış üretecek ve doğru yaklaşımı göstererek sonuç alacak şekilde yönlendirmiş ve başarmışlardır.
Ancak hep gözden kaçırdığımız şey aslında birçok başarının bedelinde başarısızlıkların yattığı gerçeğidir. Evet başarmak için başarısız olmak gerekmiştir çok zaman. Hem de defalarca.
Nasıl ki buluşlar yapıldığında ilk denemede beklenen sonuç alınamıyorsa ve hatta doğru sonucu alana kadar birçok kez yanlış sonuç alınıyorsa, uçaklar düşüyor, makineler patlıyor, cihazlar yanıyor, ve Edison ampülü geliştirene kadar defalarca denemesinde sonuca ulaşamıyorsa, kişilerin ve şirketlerin başarılarında da bunun gibi birçok besleyici başarısızlık yaşanmışlığı yatıyor.
Ancak sanırsam ki insanlar başarılı olduktan sonra(öncesinde değilmiş gibi sanki) başarısızlıklarından utanıyorlar mıdır ki bunlara hiç değinmeden, “çok çalışmak lazım” diyerek konuyu çarpıtıyorlar. Kim bilir belki de herkes başarılı olsun istenmiyordur, başarı bir tür kıskançlığı da beraberinde getiriyordur belki
Evet nasıl ki başarısız olmaktan korktuğu ve utandığı, sıkıldığı için kişi girişimde denemede bulunmuyorsa, benzer şekilde başarılı olmuş insanlarda başarısızlıklarından bahsetmiyorlar. Oysa orada besleyici çok fazla şey var. Hem yapılan hatalardan ders alma adına, hem de hata yapmaktaki duygusal dengeyi geliştirme adına. Yani yanlış yapmayı, başarısız olmayı nasıl atlatabildiğini, nasıl üstesinden gelebildiğini, sineye nasıl çekerek nasıl yeniden ayağa kalkabildiğini aktarabilirse daha yararlı olacaktır. Tabi istenirse…
Yeniden dile getirmek gerekirse başarımızı başarısızlığımıza borçluyuz. Buda demek oluyor ki başarıyı öğrenmek için başarısızlığı öğrenmek lazım. Elbette bahsettiğim şey başarısızlığı kanıksamak değil. Başarısız olmayı göze alabilmek. Cesaret edebilmek, denemeyi, yeniden, yeniden, yeniden denemeyi göze alabilmek gerekir. Hata yapmayı göze almadan doğruları da yapamayabiliyoruz. Zaten hiç hata yapmıyorsak muhtemelen hiçbir şey yapmıyoruz demektir.
Başarılı olmak istiyorsak göze almalıyız ve yaşamalıyız, başarısızlığı. Çünkü başarılı olmak için önce başarısız olabilmeyi göze almak gerekir, sonra yeterince başarısızlık yaşamış olmak gerekir, ve buna cesaret göstermek gerekir.
Bunun için yöneticilerde ekibinin başarısızlıklarını göze alabilmeli bunlara tamamen engel olarak yada yasak getirerek gelişime ket vurmamalıdır. Eğer başarı istiyorsanız başarısızlığı da sineye çekebilecek nitelikte olmalısınız. Hem kendiniz için hem ekibiniz için, yoksa devinim olmaz yoksa gelişim olmaz…
Sanırsam “çok çalışmak lazım” ifadesindeki kasıt aslında buna benzer bir şey, bu telkinde bulunanlarında yanılmadığı, yanıltmaya çalışmadığını kabul edelim ki asırların öğüdüne haksızlık etmiş olmayalım
Eğer başarısızlığı göze alır, hata yapmayı göze alır ve harekete geçersek ve defalarca olumsuz sonuç almış olmamıza rağmen pes etmez devam edersek, elbette gerektiğinde rotamızı değiştirme anlayışını da gösterebilirsek, hata yapmış olma ve başarısız olma korkusunu yener ve sonucun mutluluğuna odaklanırsak, işte o zaman başarıya ulaştığımızda sorarsalar “neye borçlusunuz” diye “artık borçlu değilim, bütün taksitlerini ödedim” diyebiliriz.
Şimdi gidip ulaşmak istediğimiz sonuçlar adına bazı başarısızlıkları yaşamak lazım…

Ağustos 20th, 2009 09:12
Yazınız gerçekten etkileyici ve düşündürücü. Düşününce fark ettim ki; bazı başarılı insanlar başarılarını çok çalışmaya değilde ŞANSa bağlı olduğunu söyler.
Eğer ŞANS dedikleri:
Ş imdi başla.
A ldığın sonuçları değerlendir.
N asıl daha iyi yapabilirim?
S onucu alanakadar devam et.
ise çok çalışmanın yanında başarılı olmak için ben de ŞANSlı olmayı kabul eder ve isterim.