Etkili Sunum için Heyecana destek
Eğitim, Satış ve Pazarlama - MLM, Sunum Teknikleri, YÜKSEK Motivasyon Yorum yap
Heyecan iyidir, öldürmemeli sevmeli, değerlendirmeli demiştik
Ve bu heyecanın sunum yapmaktan korkmak, yada sunum yaparken elimizin ayağımıza dolaşması şeklinde değil, sunum yapmak için sabırsızlanmak ve sunum yaparken heyecan saçmak, heyecanı paylaşmak şeklinde değerlendirilmesinden bahsetmiştik.
Bununla birlikte bu söylediğimizin nasıl olacağı konusunda önceki yazıda kısaca değindiğimiz konuları biraz açmamız gerekir. Öncelikle sosyal cesaret konusunda örnekler verme sözümüz vardı, ona değinelim.
Bir antrenörden şu şekilde bir tavsiye almıştım; “belediye otobüsüne bindiğini düşün, kimseyi tanımıyorsun ve büyük ihtimalle içerdeki insanlardan birbirini tanıyanlarda çok azdır. O nedenle hemen herkes sessizce yerinde oturuyor ve kendi zihninde diyaloglar halinde. İşte sen yeni binen birisi olarak tanımadığın o insanlara gülümseyerek bakabilirsin ve bu davranışına yakın tepki verenlere başınla yada sesli olarak nazikçe selam bile verebilirsin. Emin ol ki bu sandığın kadar korkulacak yada seni aptal durumuna düşürecek bir şey değildir.” Bu dediğini denemiştik
hatta biz biraz geliştirerek, arkadaşım ile katıldığımız bir davette, hiç tanımadığımız insanlarla öyle samimi bir şekilde selamlaşmıştık ki bizi tanıyamadıklarını belli etmeden sohbete başladılar. Sohbetin sonuna doğru biz söylemiştik daha öncesinden bizi tanımadıklarını, bu nedenle zihinlerini zorlamalarının gereksiz olduğunu.
Asansöre bindiğinizde hemen herkesin sustuğu ve başını öne eğdiği durumlarda sessizliği gülümseyen bir tavırla ve beklenmedik ve hatta cevabı son derece açık olan bir soru ile bölmenin benzer bir deneme olduğu da öğrendiğimiz bir başka yöntem.
Tabi bu tür denemeleri bu kadar taklit şekilde ve basmakalıp yapmak değil mühim olan, daha özgün ve kendine has girişimlerde bulunmak. Hedef tanımadığımız insanlar ile iletişime geçebilme, o insanların gözüne bakabilme, gülümseyerek yakınlık kurabilme becerimizi geliştirmektir. Hiç tanımadığımız insanlar ile iletişim kurmak çok korkulan bir şey olmakla birlikte, pratik yaptıkça hiçte zor olmayan ve tuhaf hiçbir yanı olmayan son derece normal bir davranış olduğu fark ediliyor. Ancak bunu bilmek yetmez, zihnin bu yönde gelişim kazanması için denemek lazım. Yapmak lazım. O, bizi geri tutan şeyi kırmak lazım. En basitinden insanlara selam vererek yada diyalog fırsatlarını değerlendirerek başlanabilir.
Bu konuda kendimizi cesaretlendirmemiz Sunum Heyecanını kendi yararımıza kullanma açısından önemli bir gelişimdir.
Bir diğer destekleyici yöntem ise sunum yapacağımız konuya ve sunuma çalışarak hem konu hakimiyeti açısından hem sunum hazırlığı açısından heyecanımızı kontrol etmemize yarar. Öyle ki, insan defalarca yaptığı bir şeyi yaparken daha rahat olur, hatta ne kadar çok yaparsa o kadar çok hakim hisseder kendisini. Bildiğimiz bir işi yapıyor olduğumuzu hissetmemiz ve hissettirmemiz güven ve kontrol sağlar.
Heyecanı olumlu kullanabilmenin bir diğer yöntemi ise sunuma başlarken hızlıca konuya girmekten kaçınmaktır. Eğer gerekmiyorsa tabi ki. İnsanlar sizden konuyu duymak istedikleri kadar, başka şeyler duymaya da hazırdırlar ve bu sizin açınızdan hem kendinizi, hem dinleyicileri rahatlatmak ve buzları eritmek için değerlendirebileceğiniz bir fırsattır. Kendinizi tanıtırken dinleyicilerin ilgisini çekebilecek konuları daha belirgin ve detaylandırarak aktarabilirsiniz, çok uzatmadan elbette. Yada çok büyük bir kalabalığa seslenmiyorsanız hızlıca katılımcılara kendilerini tanıttırmanız bir kaynaşma yöntemi olabilir. Ancak çok standart ve asker tekmili şeklinde olabilecek tanıtımı siz biraz zenginleştirmelisiniz kolay ve nazik sorularla. Bu izleyicileri de daha dışadönük hale getirir. Katılımcı grubu çok kalabalık ise elbette tek tek tanışmak mümkün olmayacağından, basit birkaç soruya ellerini kaldırarak insanların katılımını alabilirsiniz. Hiç el kalkmayacak sorular seçmemeye dikkat edebilirsiniz
bir diğer yöntem ise, sunuma sizi ve o insanları getiren nedeni ve gelişmeleri izah etmek ve bunu mümkünse mizahi bir dille yapmaktır. Hatta duruma uygun mizahi bir hikaye bulabilir ve bunu sunumun başında paylaşırsanız hem kendi heyecanınızdan arınmış olursunuz hem de dinleyici grubu heyecanlandırmış olursunuz.
Heyecanı benimsemek ve heyecanı kendi yararımıza yönlendirmek adına bu yöntemlerden sonra artık Etkili Sunum için, Hazırlanacak Sunum ve Sunuş Şekli ile ilgili konulara geçebiliriz devam eden yazıda…
Ekim 13th, 2009 00:08
Karamanda yillar önce ben ve arkadaslarim Karaman Ticaret oadasinda bir E-paket programini tanitmak icin Sunum hazirlagindaydik. Onun öncesi, önemli bir egitimci, özel bir insan olan Abdülselamdan 3-4 saatlik özel bir egitim aldik. Yaninda beni bu islere bulastiran dostum Ömer Yüksek de gelmisti.Simdi oda iyi bir egitimci.
Hersey ayarlandi.Ama o ana kadar kimin sunum yapacagi belli degildi.Biz egitim sonrasi egitim yapilacak yere dogru hareket ederken Ömer bana sunumu kim yapiyor diye sordu.Ve ardindan ekledi „sen yapmalisin“Baska talipde cikmayinca piyango bize vurmustu.Ama icimden bir ses birseylerin ters gidecegini söyledi.Iste o sesi hic dikkate almamaliymisim.O zamana kadar kendi imkanlarimizla emek verip düzenledigimiz ofisimizde pek cok sunum yapmistim.Ama garip bir heyecan kaplamisti icimi.Bir taraftan Abdüllselamin egitimin etkisinde iken bir yandan salonda olabilecek negatif durumlari düsünüyordum.
Ama zaman bana ruhun gercek anlamda tamirinin pozitif düsünceyle olacagini ögretti.Beyne sürekli iyi ve olumlu mesajlar iletmek gerekiyor böylesi durumlarda.Hazir degildim.Bir sunuma hazir olmak heyacanin olumsuz etkilerini azaltmak icin en önemli güvence halbuki.Sunuma baslamadan önce Abdülselamla göz göze geldim.Heyecanim iki kat daha artti.Karsimda etkili sunum icin ne gerekiyorsa herseyi mükemmel uygulayan bir adam vardi.Sanki sinav veriyormusum hissi uyandi bende.Nihayet sunum basladi vede bitti.Derin bir off cektim. Anlatilmak istenileni basit ve net bir sekilde ifade etmek yerine heyacanimdan sunumda fazlaca detaya girmistim….Arkadaslarimla daha sonra konustugumda sanki sen yoktunda bir baska adam bize birseyler anlatti dediler.Heyecanimdan kendim olamamis bir baska kimlige bürünmüştüm.Herzaman gülümsememe ve samimi,dogal bir sunum yapmama ragmen o gün ancak sunumun sonunda gülümseyebilmiştim
İnsan sunumda kendi olabilmeyi basarabilmeli.Baska bir lider yada kisilige bürünmeye calismamali.Bunu yaparsa stres dahada artacaktir ve sunum amacina asla ulasamiyacaktir.Ama insan birkez oraya cikmali,ayaklari titreyerekde olsa sunumu yapmali.Sonra heyecan coskuya dönüsüyor.Heyecan kaygidan geliyorsa kötü sonuclar dogurabiliyor.
Ama bu güzel paylasimda deginildigi gibi, bütün olumlu yönleriyle zihninizde gerçekleştirdiğiniz sunumu dinleyicileriniz ile buluşturmak için heyecan duyuyorsak sonuc mükemmel oluyor….
Ekim 15th, 2009 10:31
Samimi paylaşımın için teşekkürler Mert,
Sonrasında muhteşem sunumlar yapmaya başladığını ise ben eklemek isterim.
O ilk heyecan bambaşkadır. O heyecanı yaşamak, sonrasında kendi yararına çevirebilmek için gerekiyorsa birkaç denemede yanlış yapmak gerekir. Kesinlikle de gerekir. Hemen hepimiz yapmışızdır, ve bitiminde aslında şöyle yapsaydım dediğimiz olmuştur. Mühim olan sonrasında o dediğimizi yapma fırsatları oluşturmaktır. Defalarca ve defalarca yapılarak ve kendini geliştirme eğilimli olarak, öğrenmeye açık olarak daha iyi bir sunum ve topluluğa hitabet yeteneği geliştirilebilir.
Kendin olmak konusu ise hemen her konuda olduğu gibi sunum konusunda da elbette yararlı ve gereklidir. Kendin olarak sunmak ve bununla birlikte kendinin en iyisi olarak sunmak temel yaklaşım olabilir.