Bir yönetim toplantısıydı, konu her ne kadar Proje Yönetimi olsa bile verilen örnekler bütün yönetim alanlarına ve hatta profesyonel iş yaşamının dışında özel yaşantımızda bile göz önünde bulundurmamız gereken güzel tespitler içeriyordu.
Oldukça üst düzey bir yöneticimiz işi yenilir yutulur lokmalara bölme konusunda farkındalık yaratmak için bir fili nasıl yiyeceğimiz örneğini vermişti. Güzel bir örnek olmakla birlikte fil yiyen bir toplum olmadığımız için yabancı bir hava oluşturmasın diye ben kendi notlarıma bunu bir boğayı yemek olarak aldım ve daha can alıcı olsun diye kendi tarzımca düzenledim.
Bir boğa yiyeceğiz, görevimiz bu. Farz edelim birkaç kişiyiz. Birlikte bir boğayı yiyeceğiz ve bu boğa şu anda canlı ve oldukça güçlü ve belki saldırgan. Eğer gidip birisi onu hayatta iken yemeye kalkar, bir yerinden ısırırsa (tabi bu niyetle o kadar yaklaşabilirse) ısırdığı an hayatına bambaşka bir renk gelir
daha fazla kişi olsak bile gidip oldukça cüsseli bir boğayı dişlemeye çalışarak bu görevi başarı ile sonuçlandıramayız. Bu makul çözüm değildir.
Verilen örnekte işi doğru şekilde parçalamak, yenilir yutulur lokmalara ayırmak, belirli kontrol noktaları belirlemek, bu noktalara ulaşılıp ulaşılmadığını gözlemlemek, yeterince zamanda yeterince kaynakla çok büyük bir iş bile olsa doğru şekilde yaklaşımla başarılabileceğinden bahsedilmekteydi.
Konu fazlasıyla derinleştirilebilir, ama ben en basitinden bir ifadeyle önce doğru yaklaşım-boğayı canlı iken ve pişmeden dişlemeye kalkmamak gibi- sonra işi parçalara ayırmak yöntemiyle işin büyüklüğüne bakılmaksızın üstesinden gelinebileceğini belirtmek isterim.

Guncel Yorumlar