Kaynak ta olsa İnsan İnsandır!

Kariyer, insan kaynakları, İŞ'te Hayat 4 Yorum »

kaynakta olsa insan insandır

Eskiden at arabaları vardı, hala var elbette ama eskiden otomobilin küçük şehirlerde bu kadar yaygın olmadığı dönemlerde –ki ben o dönemlerde öyle bir küçük şehirde büyüdüm- at arabaları oldukça yaygındı. Bu konuda Osman Atman arkadaşımın manidar bir anısı bile olmuş.

At arabası ile giderlerken at aniden duruyor ve atı yürütemiyorlar. Sebebi ise yolda bir çukur olması ve bu çukurun yola dik olacak şekilde içinden renkli bir boru geçer vaziyette açık olması. Derin falan değil, tek sorun o görüntünün at için beklide doğada alışık olduğu şekliyle yılanı çağrıştırması. Gerçi bu bizim çıkardığımız anlam, kim bilir tam olarak onun için ne ifade ediyordu ki geçmedi üzerinden :) Yola devam edebilmek için o çukuru tamamen kum ile kapatmaları gerekmiş. Ancak ondan sonra yola devam…

Tabi hikâyeyi hemen kazanalım diye şu noktaya bağlamak istedim, otomobil muhakkak böyle değildir, kontrol sizdedir, yağını, suyunu yakıtını verdiğiniz sürece teknik olarak engel yok ise işiniz görülür.  Benzer bir çok mekanik ve teknolojik araç ve ekipmanda öyle. Ancak henüz işlerin yapılabilmesi için muhakkak canlılara ihtiyacınız var ise işte durum farklı. İşin içine canlı faktörü girince ki bu canlı biyolojik varlığının ötesinde ruhsal ve duygusal varlığını da göz önünde bulundurmanız gereken insan ise daha bir hassas olmanız gerekecektir.

İnsan Kaynaktır diyip geçerken, çok zaman bu hassasiyeti bilmeden yada kasıtlı olarak göz ardı ediyoruz. O nedenle tekrar ediyorum ki kaynak ta olsa İnsan İnsandır :)

Toplam Okunma: 1047 | Bugunku Okunma: 0 | En Son Okunma: 20.06.2010-06:53

Tek telden çalmak mı ustalık?

Kariyer, YÜKSEK Motivasyon, insan kaynakları, İŞ'te Hayat 1 Yorum »

Nasreddin Hoca bir kalabalık ortamında almış sazı eline, tel perdeye vermiş bir elini başlamış çalmaya. Haliyle eli hiç gezmeyince ne bir ahenk ne bir estetik, olabildiğince eğreti ses kalabalığı. Demişler ‘Hocam ustalar bunu çalarken bir elleri gezer şöyle sazın sapında o nedenle bir ahenk olur bir güzellik olur, sen aldın tek bir noktadan çalıyorsun, yanlış olmadı mı?’ Hoca uyanık, ve vermek istediği bir ders var elbet; ‘Usta dedikleriniz aslında işin acemisidir, benim bulduğum yeri arar dururlar, karar kılacaksın, ustalık budur‘ der.

Hoca aslında der ki ustalık denen şey sanılıyor ki tek telden çalmak, olduğun yerde saymak, ne bir ahenk, ne bir estetik, sürekli aynı ses. Oysaki belirli bir perdeyi gözeterek gezinmek, aramak işte ahenk, işte sanat, işte ustalık bu. O nedenle arayış içinde olmak gelişme, değişme, değiştirme heyecanı ve uğraşında olmak aslen sanıldığının aksine acemilik değil bir ustalıktır.

Murat Kapkıner denemelerinde çok güzel ele aldığı için, Hoca ve hikayesi ortak değerimiz olmakla birlikte yaklaşım ve bu çıkarımın yapılması ona aittir.

Kararsızlık sanılan bu gezinmeler aslında kararlılıktır. Kararlılık daimi yaşayan bir şeydir, değişen, koşullara göre yeniden değerlendirilmesi gereken. Bir temel çerçeveyi muhafaza ederek, bir perde aralığını gözeterek gerektiğinde yeni kararlar verebilme cesaretini gösterebilmektir. Belirsizlik endişesiyle yeni kararlar verememek, çok zaman istikrar ya da kararlılık gibi sayılsa da hemen herkes bilir asıl kararlılığın arayış içerisinde olma tutkusunu hiç yitirmeden devinim halinde kalmak olduğunu. Arayış içinde olmak bulamamış olmak anlamına gelmez. Bir bütünün parçalarını toplarcasına buldukça aramak, aradıkça bulmak ta bir kararlılıktır.

Toplam Okunma: 924 | Bugunku Okunma: 0 | En Son Okunma: 19.06.2010-06:52

‘Bir Karar Ver’

Kariyer, YÜKSEK Motivasyon, İŞ'te Hayat 1 Yorum »

Ne zaman hayatımda bir değişiklik yapacağımın belirtilerini versem doğrudan yada dolaylı şekilde hemen duyarım şu ve benzeri ifadeleri; ‘sende bir karar ver artık!..

Sanki hiç karar vermemişim gibi hayatta. Aslında sevdiklerimden ve sevenlerimden daha çok duyarım bunu, muhakkak hemen herkes duymaktadır benzerlerini. Sanki değişiklik arayışında, hazırlığında bulunmak ya da buna ihtiyaç duymak bir kararsızlıkmış gibi…

Oysa her değişiklik girişimi ya bir kararın sonucudur ya bir kararın habercisidir. Hele ki değişiklik büyük ölçekli ve birazda zorlayıcı ise alışıldık bir şeyleri değiştirme şeklinde işte o zaman karar da o kadar zor kararda o kadar büyüktür. Şu ana kadar karşı karşıya kaldığım önemli karar anlarından ve verdiğim büyük kararlardan (kendi çapımda) bahsederim bir başka yazıda. O zaman ‘bir karar ver’ cümlesinin ne kadar yanlış adrese iletilmiş olduğu daha apaçık ortaya çıkar.

Şimdilik atıl kalamayıp bir devinim, bir akışkanlık, bir arayış, bir çabalayış ve hep ilerleme uğraşı içerisinde olmanın kararsızlıktan değil aksine kararlılıktan olduğunu söyleyelim yeter!

Toplam Okunma: 837 | Bugunku Okunma: 0 | En Son Okunma: 19.06.2010-06:52



Sayfa 12 / 12« İlk...6789101112
WP Theme & Icons by N.Design Studio
Entries RSS Comments RSS Giriş