Doküman düzenleme döngüsü

Bilgi Teknolojileri, Liderlik Yöneticilik, Proje Yönetimi, İŞ'te Hayat Yorum yok »

Yine çok eski çağlarda bir adam yaşarmış. O adam ‘virgül koyalım komutanım’ hikayesinde olduğu gibi askere gitmiş, üst makamlara yapılacak sunumların hazırlanması paralelinde bir takım raporlar, bildirilerde hazırlanıyormuş görev yaptığı birimde.

Yaşanan şu ki, konunun yıllardır içinde olan komutanlar bu konularda hassasiyetlerini o derece ilerletmişler, öylesine uzmanlaşmışlar ki kendi yazdıkları dokümanları defalarca değiştirip yine başa dönebiliyorlarmış.  Bir doküman hazırlanıyor, genç subay onu gidiyor bilgisayarda düzenliyor çıktısını alıyor geliyor komutanına gönderiyor incelemesi için(son bir gözden geçirme adı altında). Tabi içerik kısmını tamamlamış olduğunu unutarak(muhtemelen unutarak başka niye olsun ki) tasarımına, biçimine bakması gerekirken komutan bir şekilde dokümanın içeriğine savaş açar nitelikte bir düzenleme yaparak çiziyor, farklı kalemlerle değiştiriyor, notlar yazıyor kenarına. Sonra tekrar genç subaya veriliyor, o gidiyor ilgili değişiklikleri bilgisayarında yapıyor ve evet yeniden çıktısı alınıyor yeniden inceleniyor J üstelik bu işlemler hiç usanmadan, hiç sıkılmadan tam bir titizlikle yapılıyor, herhangi bir zaman kısıtı ise genellikle olmuyor, olduğunda ise zaten haftalar öncesinden çalışmalar başlatılıyormuş. Çok eski çağlarda olduğundan olacak ki kimsenin acelesi yok, olacaksa tam olsun, temiz olsun, mükemmel olsun, uzaya uydu fırlatma hassasiyetinde adeta :)

Ancak bir süre sonra genç subay fark etmiş ki dokümanın boyutu büyüdükçe ancak ilk kısımlar yoğun inceleniyor, çok fazla düzeltmeler yapılıyor ancak ilerleyen kısımlarda çok az değişiklik yapılıyor. 80/20 kuralı o dönemlerde bile işlemekteymiş demek ki. Yani ilk kısımları ne kadar düzenlerseniz düzenleyin, isterseniz proaktif davranıp muhtemel olabilecek değişiklik ve düzelmeleri öngörüp kendisi yapsa bile o kısım muhakkak bir(en az) değişikliğe uğruyor. İleri kısımlarda ise belirtilen değişiklikler yapılmamış bile olsa yeniden incelendiğinde fark edilmeyebiliyormuş. Ne kadar ilginç değil mi. Ve çok zaman doküman o kadar değişikliğe uğramaktaymış ki ilk başladığı şekline defalarca uğradığı oluyormuş değişim esnasında.  “Doküman düzenleme döngüsü” adı altında bir danışmanlık ve eğitim konusu olabilirdi şimdilerde olsaydı bu durum.

Neyse ki günümüz iş dünyasında ne kamu, ne özel sektör kuruluşlarında bu tür durumlar yaşanmamakta, sunumlar, dokümanlar olması gerektiği kadar incelenip düzenlenmekte ve sadece olması gerektiği seviyede üzerinde vakit ve işgücü sarf edilmekte. O eski çağlarda yaşanan durumlar günümüz iş dünyasında yaşanmamakta çok şükür…

:)

Toplam Okunma: 2929 | Bugunku Okunma: 0 | En Son Okunma: 20.06.2010-11:41

Cilalı Bilgi Çağı

Bilgi Teknolojileri, Liderlik Yöneticilik, İŞ'te Hayat 2 Yorum »

Aslına bakarsanız tam yaşadığımız döneme işaret etmekle birlikte sanıyorum ki çok eskilerden beri var olan bir şey, bilgi dâhil her şeyin, cilalandığında sanki olduğundan daha yararlı, olduğundan daha hünerli ve olduğundan daha değerli gibi sanılması yanılgısı.

Yerdiğim şey, sunulanın sunuma uygun hale getirilmesi, çeki düzen verilmesi, gereksiz kısımlarının budanıp önemli kısımlarının öne çıkarılması ve hakkını vererek pazarlanması değildir. Öyle olsaydı Prof. Hans Rosling’ in sunumuna yer vermemiş olurdum. Sadece burada belirtmeye çalıştığım, cilalamanın asıl içerikten daha ön planda tutulması ve cilanın boyadan daha makbul karşılanmasıdır :)

Açacak olursak, ‘nedir Cilalı Bilgi Çağı’ diye önce Bilgi Çağı ve Bilgi Toplumu kavramlarına dair benden daha bilimsel ifadelere bakmamız gerekir. Birçok söyleme göre günümüz Bilgi Çağı ve bilginin önemi inanılmaz derecede büyük. Ünlü yönetim ve gelecek bilimci Alvin Toffler kendi yaklaşımı çerçevesinde tarihi üç safhada ele almakta ve kendi deyimiyle bunları dalgalar olarak nitelendirmektedir.

1. Dalga : Tarım Toplumu

2. Dalga : Sanayi Toplumu

3. Dalga : Bilgi toplumu

Bilgi Çağı ve bilgi toplumuna yönelik değerlendirmelerini ‘3. Dalga’ isimli kitabında aktarmıştır. Alvin Toffler gibi birçok kişinin ve günümüz toplumunun birçok kesiminin sık sık ifade ettiği bir kavramdır ‘Bilgi Çağı’ ifadesi…

Dolayısıyla bilgi önemli, hızlıca paylaşımı, doğruluğu, güncelliği, yerine göre derinliği yada yüzeyselliği çok önemli. Ama süslenmesi, şıkır şıkır olması ise Bilginin Cilalanmasıdır bence. Hatta süslenmesine o kadar özenilerek bilginin asıl doğruluğunun, güncelliğinin, gerekliliğinin, yeterliliğinin ve ölçülebilirliğinin hiç önemsenmemesi. Nedeni ise gayet açık, daha pahalıya satmak isteği. Gerekirse işe yaramasın, ki genelde bu tür cilalı bilgiler hiçbir işe yaramaz, sunulur beğenilir ama o bilginin doğruluğu sorgulanmaz, doğruluğu yada yanlışlığı doğrultusunda karar alınmaz. Genelde rafa kalkar, sunulup, sunulandan beklenen çıkar sağlanınca.

Bilgi Teknolojileri sayesinde cilalama araçlarının artması ile bu ilizyon daha da güçlenmekte diye düşünüyorum. Ağırlık olarak Yönetim Özeti Raporlarında karşılaşıyor olsakta hayatta bir çok alanda karşımıza çıkabilmekte bu tür cilalanmışlar. Bilgisayarla yapılan diyagramlar, pasta dilimleri, halkalar şekillenmiş sayılar, grafikler ve hatta reklam animasyonları vesaire…

Oysa çarpıtılmaya en müsait halidir bilginin bu şekle girdiği durumu. Yönlendirilmeye, istenilen tarafa çekilmeye, hatta gerçeğin tam aksini iddia etmeye ve hatta ispat etmeye müsait :)

Bize sunulan bilginin cilasını alıp altına da bakmamız kendi yararımızadır içinde yaşadığımız Cilalı Bilgi Çağı’ nda. Biraz tuhaf bir kavram oldu farkındayım ancak Cilalı Taş Devri ifadesi de en az bu kadar tuhaf gelmiştir bana eskiden beri.

Toplam Okunma: 2209 | Bugunku Okunma: 0 | En Son Okunma: 20.06.2010-01:31

Kendini yaşamayı göze almak

Eğitim, YÜKSEK Motivasyon 1 Yorum »

Genelde başkalarını tekrarlamak ya da kendisinden öncekilerin uzantısı olmak daha temkinli ve bilindik yoldan ilerleme yöntemidir. Hele ki bu başkaları, genelin beğendiği, heves ettiği, benimsediği hatta kanıksadığı ve belki bir kısmın kutsadığı türden kişiler ise… Kendinden öncekilerin uzantısı olarak var olmak veya başkalarının tekrarı olmak çok zaman kolay olandır.

Meslek olarak, tavır tutum olarak, dünya görüşü olarak, aile yaşantısı olarak, kişilik ya da kariyer gelişimi olarak vesaire…

Zor(!) ve riskli(!) olan ise kendini yaşa(t)mayı göze alabilmektir. Kendini var etmek, kendini gerçekleştirmek gibi ifadelerle betimlenen budur aslında. Ama kural dışı sayılandır bu. Çünkü herhangi bir hatada sorumlu kendimiz oluruz, herhangi bir aksaklık ya da başarısızlık bizimdir, mesulü kendimiz oluruz sadece. Sorun varsa çözecek olan yine kendiniz. Topluma, aileye, okula, şirkete, devlete veya sisteme mal edemeyiz kendimiz olmayı, kendimizi var etmeyi, kendimizi yaşatmayı tercih ettiğimizde…

Ancak keyifli olan, keşfedilmeye değer olan ve bence verimli, üretken ve yenilikçi olan bu yolu tercih etmektir. Kendine fırsat tanımak, kendine hayat vermektir.

Başkalarını tekrar etmek yada sadece başkalarının yönlendirmesiyle var olmak çok zaman büyük problemleri getirir başımıza, ve problemlerle başbaşa kalan elbette yalnız kendimizdir. O nedenle Nasreddin Hoca nın eşeği ile giderken oğluna verdiği mesaj çok yerindedir başkalarının yönlendirmelerine kapılıp kendine kaybetmemek gerektiği adına.

Kendini gerçekleştirmek adına diğer her şeyi ya da herkesi yok saymak anlamına gelmemekle birlikte gerektiğinde –ki bazen gerçekten gerekir- herkesin doğrularındansa, kendi yanlışlarınızı yaşayabilmeyi bile göze alabilmektir. Belki bir bilinmezliktir kendini, ama hakkını vererek kendini yaşamayı göze alabilmek ve belkide en büyük cesarettir.

Toplam Okunma: 1673 | Bugunku Okunma: 0 | En Son Okunma: 20.06.2010-09:38

Küresel Mali Kriz böyle anlatılır

Bilgi Teknolojileri, Eğitim, Sunum Teknikleri Yorum yok »

Ekonomik kriz hemen hepimizin malumu, ancak nereden geliştiğine ve nasıl şekillendiğine etkili bir şekilde değinilmiş, içeriği ile ve bence daha önemlisi sunum şekli ile güzel bir anlatıma göz atmaya değer.


The Crisis of Credit Visualized from Jonathan Jarvis on Vimeo

Toplam Okunma: 1444 | Bugunku Okunma: 0 | En Son Okunma: 20.06.2010-00:20



Sayfa 7 / 12« İlk...45678910...Son »
WP Theme & Icons by N.Design Studio
Entries RSS Comments RSS Giriş