Çok eski çağlarda bir adam yaşarmış. O adam gençliğinde vakti gelmiş askere gitmiş ve askerliğinin ilk evresini bitirmiş kendisine en düşük rütbeden geçici subaylık verilmiş ve görevine gönderilmiş.
Görevi esnasında kendisine hem eğitim subaylığı, hem takım komutanlığı, hem karşılama mangasının komutanlığı, hem de mesleği ile alakalı(!) diye karargâhta bilgisayar destekli sunumlar hazırlanmasında kontrolör(sesli olarak yönetilebilen ve verilen komutu bilgisayarın anlayacağı şekle dönüştürüp istenenin olmasını sağlayan kişi) olma görevi de verilmiştir. Ve o görevde sunumlarda yazıları küçültmek, büyütmek, resimleri sağa kaydırmak, sola kaydırmak, bir ileri gitmek, bir geri gelmek gibi ileri teknoloji(!) gerektiren işler gerçekleştirerek üstün hizmet fırsatı bulmuştur. Paralelindeki eğitim subaylığı, takım komutanlığı ve karşılama mangası komutanlığı gibi daha önemsiz(!) görevleri de gölgede bırakmıştır.
Yine bir gün çok önemli bir sunum hazırlanması gerekmektedir ve o birliğin en üst rütbelisi olan üst subay bir komutan ile onun bir alt rütbesinde olan bir başka komutan yaklaşık çeyrek saat bir tek yansı üzerinde düşünüp değerlendirmelerde bulunmuşlardır. İle’ mi desek Ve’ mi desek diye dakikalarca tartışabilmekte ve hatta karar verememek konusunda hayatta ender rastlanabilecek türden anlar yaşamışlardır. Tabi en büyük komutan topu atıyor bir altına, karar vermesinde kendisine yardımcı olsun diye. Ama bir altı olan komutanda az değil, ne dese ters bir yanıt alabileceğini de biliyor, sonra sunum yapıldığında daha, daha üst rütbeli komutanlara, olurda bir sorun çıkarsa topun ucunda kendisi kalmamak için dans ediyor kelimelerle. “Komutanım Ve de diyebiliriz aslında, ama ile de diyebiliriz yani. Ama Ve de olabilir…” bekliyor ki büyük komutan kendini rahat hissetsinde bir karar versin bir şeyler deyiversin hemen onaylayacak “Evet komutanım haklısınız, çok iyi oldu…”
Ama işin en vahim olanı daha alt rütbeli ve bu sunumun uzamasından ve komutanların kafalarının karışıklığından sanki eğleniyormuş havasında olan diğer alt subayların değerlendirmesidir. “Komutanım Ve’ yi de İle’yi de bu sunumda çok kullandık, iyisi mi virgül koyalım”
Sar baştan her şeyi bir daha…
Bu ve benzer ilginç hayat tecrübeleri ile bir şekilde o gencin askerliği bitmiş, başladığı rütbenin bir üst rütbesinde subaylık ile görevini tamamlamış ve evine, işine, gücüne dönmüş. Aradan çok seneler geçmiş, çok adamlar gelmiş gitmiş, devletler kurulmuş, devletler yıkılmış, bu günlere gelinmiş… onlar ermiş muradına…
Bu günlerde benzer durumların dünyanın çeşitli yerlerinde birçok kamu ve özel sektör kuruluşlarında yaşandığına dair duyumlar almaktayım arkadaşlarımdan. Demek ki işin özü pek değişmiyor…
İle mi desek, ve mi desek, olmadı virgül koyalım…
Toplam Okunma: 1929 | Bugunku Okunma: 0 | En Son Okunma: 20.06.2010-11:41
Guncel Yorumlar